Elliye Yakın Yıllık Buluşma

Not: Sevgili Arkadaşlarım, bu 50 yıl sonraki buluşmamızı kesinlikle nasıl algıladım, kavradıysam öylesine, gelişigüzel, içten ve oldukça doğalca burada anlatmam gerektiği düşüncesiyle im parmaklarımı tuşlarda gezdiriyorum. Yanlışım, yanılgım, gereksiz vurgularım ve anlatımım olursa lütfen bağışlayıverin gitsin olur mu?

1970 yıllarının o karanlık, bilinmeyen, ne olduğu gerektiği denli anlaşılamayan günlerinde ayrıldık birbirimizden A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi öğrencileri olarak… Kimimiz mezun oldu, kimimiz o günlerin “devrimci savaşımı”nda oralara buralara serpilip gitmişti.

Ve şimdi yani 2018 yılının Nisan ayının son günlerinde öylesine, kendiliğimizden bazı arkadaşlarımızın özel-özgün çaba ve çalışmaları sonucunda buluşuverdik Bodrum-Turgut Reis’te deniz kıyıcığında.
Ne deyim bilmem ki!
Canlarım benim…
İçtenlikle vurgu; gözlerim yaşarıyor şimdi, neredeyse ağlayacağım.
Ağlamayayım, yazayım değil mi?
Tamam, içimden ne geçiyorsa, çağıldayan neyse onları dökeceğim, döktüreceğim.
Aaaaaaaaaaaaaaaaa bak bak M.U. da gelmiş!... Yanında eşi de var. Haydi, dost-yoldaş sarıl o sarı saçlı-mavi gözlü yoldaşımıza.
Sarılıyoruz, öpüşüyoruz yanak yanağa…
İçimizde kabaran, akan gözyaşı selini içimizde biriktire biriktire gülüyoruz, gülümsüyoruz.
Bolca gülme, gülüşmelerimiz ortamında;
Ah neydi be o günler, nasıl da coşku dolu, sevda yüklüydü yurt-vatan sevgisi yüklü!...
Geçti geçti o günler, yıllar… Evet, evet en azından 50 yıl…
Şimdi geldik yaşamımızın belki de en olgun, en verimli, sevgi yüklü günlerine…
Az ve öz toprağımızı, yurdumuzu, eşimiz, çoluk çocuğumuzu, torunlarımızı….
Gülüyoruz, gülümsüyoruz içten içe gözyaşlarımızı saklayarak içimizde ve haykırıyoruz inadına inadına;
“YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM!”
“SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ AYRINTIDIR!”
Ve durup durup düşünüyoruz;
Bilim, bilimsel-uygulayımbilimsel gelişme-değişme geçip gittiyse ileriye, biz de onunla birlikte gidiyor, değişiyor ve gelişiyoruz el-gönül-dil birliğiyle….
Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!...
Bak bak M.U. da burada!
Nasılsın Mustafa, nasılsın canım?
İyiyim be dost, yaşayıp gidiyoruz işte. Sen nasılsın, sizler nasılsınız?
Biz de biz de iyiyiz cancağızım…
Öylesine yoğun ve duygusal bir etkilenme-etkileşim durumundayım ki, burada anlatımı neredeyse olanaksız.
Söz ve sözcüklerin ötesinde o bakışlar, gülümsemeler, gülüşler, bazen ister istemez dışa vuran hüzünleri yaşadık hep birlikte…
O günlerde, daha sonraki gün ve yıllarda aramızdan ayrılanları anımsıyoruz adeta acı bir yel eser gibi oluveriyor birden…
Nail Nail…. Naiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiilll!....
Ekrem Ekrem… Ekreeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeemmm!...
Yusuf ve ötekiler….
Durun durun ağlatmayın beni… Biliyor musunuz yaşamımda ne denli çok ağladığımı?
Yok, hayır, yaşamda, yaşamımızda biz hiç teslim olmadık “yokluk-yoksulluk”a!...
Direndik, savaştık, savaşım verdik, hiç durmadan çalıştık, çabaladık,,,
Ona buna el avuç açmadık aç kaldık açık kaldık kimi zaman ve koşullarda ancak teslim olmadık…
Neydi o direnç, o özellik içimizdeki, içimizin en derininde?
Bunu anlamak-anlatmak oldukça güç ama onu biliyoruz, duyumsuyoruz. O bir başka durum. Onu ancak yaşayanlar bilir.
İşte canlarım, Candaşlarım, yoldaşlarım, dost-arkadaşlarım; buluşmamızın kısa ve öz özeti bu diye düşünüyorum.
Tümünüze tek tek selam, sevgi, saygılarımı sunuyorum…
Yeni, yeniden buluşmalarımıza değin tek tek tümünüze sağlıklı, güzel, hoş, sevgi yüklü günler ve yaşam diliyoruz eşim, yoldaşım Tülün’le birlikte….
Hoşça kalın, hoşça yaşayın!...

 


Bergama, 2 Mayıs 18, 10.42-11.23

 


Mustafa ULUSOY

*   *   *   *   *   Kopya hakkı Odak:Sevgi ve yazarına aittir(2003-2016 Odak:Sevgi)   |   Site Teknik Sorumlusu Tülün Ulusoy   *   *   *   *   *