Mehdice Öngörüler

Not: Aşağıdaki yazı, “delice düşler”in yorumudur yalnızca. Bir “bilim kurgu romanı”nın anatomik usavurmunun dışavurumu olarak da nitelenebilir!...

Yani, okunmaya değmez, okunsa bile ciddiye alınmaya değmez, değse bile “olağandışı durumlar” kategorisinde değerlendirilip “es” geçilebilir…


EVRENSEL-ULUSAL BİYO-PSİKO SANAL-MEKANİK ULTRA MODERN OLİGARŞİK UYGARLIK VE ERK”in bir alt dizgesi(öğesi) olan ABD(USA)’nin başatlığında kurulma girişimindeki “YENİDÜNYA DÜZENİ” adım adım gerçekleştirilmektedir.
Sovyetler Birliği’nin çökertilmesi, Avrupa’nın yeniden biçimlendirilmesini müteakiben şimdi sıra Ortadoğu olarak nitelendirilen ülkelerine gelmiştir.
Gözle görülür nicel bir farklılık da bu yeni operasyonda gözlenmektedir. BM görüntüsü, bazen buna da gerek görmeksizin ABD, AB ve kimi emperyalist odaklar açık ve kaba çete özellikli yığınsal-askeri şiddete başvurmaktadırlar. Tüm Afrika ülkeleri yeni düzenleme izlencesi içine alınmış ve bu izlence adım adım uygulanmaktadır.
Ama asıl olgu değildir tüm bu ve benzeri yeni düzenlemeler. Asıl amaç, temel işlev “ORTAASYA” üzerinedir.
Çünkü emperyalist dizgenin yeni düzenlemede, yenidünya düzeninde tüm yönlerden en güvenilir, en sağlıklı, insanlıkça en az yıkıma uğratılmış bölgesidir Ortaasya. Emperyalizm, kendine yaşamsal önemde görmektedir Ortaasya’yı.

Ne var ki; Ortaasya’ya giden en kestirme yol ANADOLU’dan geçmektedir. Anadolu Ortaasya’nın ilk ve en yaşamsal “İLERİ KARAKOLU”dur. Yani dünyanın jeofizik, jeopolitik, her türlü “jeo”sunun en yaşamsal alanıdır TÜRKİYE…

Anadolu(Türkiye) yalnızca bugün mü böyledir? Hayır!... Ortaasya’dan barbar aşiret-Türkmen topluluklar Anadolu’ya ayak bastıklarından beri böyledir. Daha önceki aşamalarda kuzeyden Avrupa’ya akan barbarlar Avrupa içlerinde sindirilmişler, asimile edilmişlerdir. Ancak Önasya(Anadolu)’da durum birden değişmiştir. Anadolu çok yanlı, çok yönlü olarak en eski zamanlardan beri oldukça “spesifik” yaşamsal özellik ve önem taşımaktadır.

Tarihsel perspektif içinde günümüze gelindiğinde, şimdiki durumda “EN SON SENARYO” yaşama geçirilmektedir.
Ortadoğu ülkelerinden yola çıkılmıştır ancak yolun sonu bu bölge değildir. Ortadoğu bir “sıçrama tahtası”dır. Sıçranacak yer Anadolu üzerinden Ortaasya’dır. Tam da Asya’nın tam ortayeridir.

Önümüzdeki günler, aylar, yıllar-çok uzun değil- içinde “ASIL SAVAŞ ALANI” olan Anadolu’ya ayak basılacaktır. Tüm, her tür hazırlıklar en yoğun ve yaygın biçimde sürdürülmektedir.

Türkiye “Ortadoğu hengâmesi” içinde üzerine zoraki-yapay olarak yüklenen yükler altında canhıraş olurken “tarihsel proje” yaşama geçirilecektir.

İç-dış işgalci güçler Türkiye’de yönetime el koyacaklardır BM Barış gücünün himayesinde(Zaten bu yönde oldukça ileri aşamaya gelmişlerdir). Ve Türkiye A’dan Z’ye tüm alanlarda yeniden biçimlendirilecektir.
Türkiye kesinlikle federatif bir yapıya dönüştürülecektir. Kürt, Ermeni, Rum, Yahudi ve ne denli eski, yeni etnik-dinsel grup varsa tümünün temsil edildiği bir federal meclis oluşturulacaktır. Türkiye artık Türkiye olmayacaktır. Değil mi ama? Zaten Türkler Anadolu’ya gelmeden önce Anadolu(toli) “TÜRK” de değildi.  

Türkiye Federatif Devletler Birliği; ABD, AB dünya emperyalist güçlerinin denetim ve gözetiminde oluşturulurken Libya’dan başlayan yolculuk Suriye ve İran üzerinden Pakistan, Afganistan vb. diyerek Ortaasya’ya varılacaktır.

Yeni ABD, yenidünya düzeninin odak noktası “ORTAASYA” olacaktır.
Emperyalist insan, güç ve çevreler için yeni yerleşim için en ideal alan burasıdır. Adeta el değmemiş, doğanın en az yıkıma uğratılmış alan, her açıdan en güvenli bir alandır burası. Burada her şey yeniden inşa edilecektir.

Ne var ki ABD ORTAASYA CUMHURİYETİ kuruluşu yalnızca Ortadoğu ve Türkiye vb. ile sınırlı değildir. İşin içinde Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya vardır öncelikle. Peki, bu ülkeler ve güçler ne diyor, ne diyecektir bu yeni düzenlemeye? Elbette “Boş verin ya, olsun canım.” mı diyeceklerdir? Elbette çok büyük olasılıkla “HAYIR” diyeceklerdir. Diyecekler de ne olacak peki?

Adıyla sanıyla “ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI” demektir bu. Yani Sovyetler Birliği yıkıldığından beri dünyada 3.Dünya Savaşı olasılığı gittikçe güçlenen seçenektir.

Türkiye’de yaşayan tüm kişi, güçler, çevreler, hangi dinden olursa olsun dini kümeler, hangi milliyet kökenli olursa olsun etnik kümeler “aklını başına toplama” zamanındadır şimdi.

Sevgili Ermeni, Rum, Kürt vb. dini-etnik topluluklar; emperyalist dizgenin oluşturma girişimi içinde olduğu düzen “kan-gözyaşı-ölüm-sayrılık düzeni”dir. Size, sizlere vaat edilen yeni yerleşim yerleri, yeni topraklar, yeni mevkiler “öteki dünya”dadır.

Sevgili ABD’li yöneticiler, sevgili AB’li yöneticiler, sevgili sanal-mekanik insan, gittiğiniz yol ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI YOLU’DUR. Bu savaşın kesinlikle galibi olamaz ve olmayacaktır. Bu savaş insanlığın tümden yok oluşudur.

Ey insanlık, ey insanlığın mutluluk ve esenliğini düşünen insanlar ve güçler!
Tam da bu aşamada,
Tek kurtuluş esenlik mutluluk yolu var önünüzde…
Bu da adıyla sanıyla;
SOSYALİZM’dir…
Tüm insanlığın sonsuzca özgürleşme bağlamında sosyalizme yönelmesi…
Kardeşler, yoldaşlar, canlar, dostlar,
Hangi dinden, siyasetten, ırktan, cinsiyetten olursanız olun,
Gelin gelin,
Haydi,
hep birlikte,
dünyanın her köşesinde, her noktasında
hiçbir zorlama zorlanma olmaksızın
içimizden nasıl geliyorsa öyle
“SOSYALİZM” bayrağını kaldıralım!...

“SOSYALİZM; İNSANLIĞIN TEK KURTULUŞ YOLUDUR. AKSİ TAKDİRDE İNSANLIK KESİNLİKLE KENDİ KENDİNİ YOK EDEREK DÜNYADAN SİLİNİP GİDECEKTİR.”

YAŞASIN SOSYALİZM!...
YAŞASIN DEVRİM!...

 

Bergama, 3 Aralık 11, 12.42

 

 

Mustafa ULUSOY

*   *   *   *   *   Kopya hakkı Odak:Sevgi ve yazarına aittir(2003-2016 Odak:Sevgi)   |   Site Teknik Sorumlusu Tülün Ulusoy   *   *   *   *   *