Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir

Ama “kuruntu-kurgu-kuramlar”ında…

Allayıp pullayıp
Süsleyip püsleyip
Sözcükleri kurşun ya da çiçek
Dili silah ya da tarla…


Sık sık
Kim çıkarsa karşına
Ek ek
Hangi tarla çıkarsa karşına…

Kim dinliyor oysa seni
Hangi ten hedef
Hangi tarla ekimde sözcüklerini
Kalkarken ayağa tüm “zula”da sakladıkların…

İşin açığı
Bir garibim
Yol yorgunu da denilebilir
Dümdüz bir ova serilirken önünde…

Evet tam da senin kurguladığın düşsel acunda “şövalye”yim
Karşıma çıkanı tam da on ikiden vuran
Sere serpe olmuşken “aşk”
Yoksa sahi mi “uçmak”tayım…

Yazgını yazan kimdi kimdir dersin
El pençe divan durur
Yalvar yakar
Başkaldırıdasın…

Onca haldir “serdengeçtiyim” deneyimledin deneyimliyorsun
“korku imparatorlukları” yolgeçen hanı
Çooook çoook ırağında en yakınımızdaki düşen yapraklarda yazılmış öykülerin
Bir öpüştür yol kenarında el sallayan esintilerin…

İçten içe izdüşümlerindeyim
Nereden gelip nereye gittiğimi gidiyor olduğumu bilmeksizin
“tek sözcük”
Yazamazken bilindik dünyanın duvarlarına
“olağanüstülükler” çalıyor kapımı…

Böylesini hiç ama hiç yaşamamıştım
Hiç ama hiç deneyimlememiştim böylesini
Bellek kayıtlarımı yokluyorum
Ölümcül sınavlardan geçiriyorum bilincimi yedeklediğim
Yok böylesi
Gerçi sen “sen hep böylesin” diyorsun
Doğamda nasılsam öyle mi
Değil değil
“yadsıma”dayım karşı konmaz gerçekliğin sınamasında…

Çok girift
Çok da usdışı
Oldukça da anlaşılmaz anlamsız
Bir o denli de sıradışı olağandışı olağanüstü
Olay da bu ya işte
şimdi
gözlerimde akıp giden ırmaklar var
masmavi duyarlılığında içine düşen ne var ne yoksa alıp götüren denize…

deniz mi
deniz deniz
denizde damla
erkede nokta olunabilir mi
yoksa sonsuzca devinimde sonsuzca erkesel güç
sanal-mekanik âlemin kalıplaşmış görüntülerinin ötesinde
ve doğaldır ki yalan-gelgeç
işte bak şimdi
bak bak
dur ve bak
içe içine
içten içe
daha daha daha derine dal
en derininde derinliğin
birden “bir başka âlem”de bulacaksın kendini
işte ben olmasam bile
sensiz olsam bile
sen de bensiz
ikimiz de ikimizsiz
eşsiz benzersiz tekiz
“hal ve gidiş”imiz “0”
Eksi sonsuzla artı sonsuzun kesiştiği “hal”de
Hal dil ve ilminde
Dilsiz ve ilimsiz
Salt ve mutlak aşktayız
Tüm yapılanma ve işleyişler insan eli değmiş
Değişmiştir artık…



 

Bergama, 27 Kasım 11, 21.37

 

 

Mustafa ULUSOY

*   *   *   *   *   Kopya hakkı Odak:Sevgi ve yazarına aittir(2003-2016 Odak:Sevgi)   |   Site Teknik Sorumlusu Tülün Ulusoy   *   *   *   *   *