* * * İçindeki Işığı Yak, Aydınlığı Göreceksin * * *
 
 
   
 
   

Ana Sayfa

   
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Haberler
Bağlantılar
Bize Ulaşın
Günün Fotoğrafı
Günün Sözü
Kitap Seçkisi
Yaman'ın Sayfası
Arama
Ziyaretçi Defteri
Yazarlar
Mustafa Ulusoy
Kiraz Kurdaş
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Tülün
Darboğaz
Darboğaz Beldesi
Darboğaz Kayak Kulübü
DARKAY WEB SİTESİ
Arşiv
AÇIKLAMA

Zorunlu olarak kişisel sorumluluk üstlenmemize karşın; Odak:Sevgi devinimi en az düzeyde bile kişisel değildir. Odak:Sevgi; sekiz yıldır onlarca, yüzlerce öğrenci, öğretmen, şair, yazar ve düşünen insanların ortaklaşa bir ürünüdür. Yaşanılan gerçekliğe, sevgi ve barışa odaklı herkesi kendi içinde sayar. İstekli, gönüllü, sorumluluk bilinciyle gerçekleşen katılımdan güç alır. Gerçekliğin gücü, gerçekliği kavrayanların birliktelik ve dayanışmasıyla yaşamı dönüştürür.

Sevgilerimizle...

32.jpg
Resme tıkla Kitabı OKU!
 
Son Eklenenler
 
En Çok Okunanlar
 

Yazgı mıdır Yazmak?
Yazar Güler BAYDAR   
Salı, 19 Ağustos 2008

Şiir ya da düz yazı her ne olursa, içinde bulunduğun anı yaşadığın durumu yazıya aktarmak bu da bir yazgı mı acaba?

Yaşadıklarımızın ortaklığı, duyumsayışların haykırışı, içimizdeki çığlığın benzerliği, bütün bunlar değil mi bizi bir araya getiren. Yazmak; içinden geldiği gibi diğer bir deyimle içten dışa vuruş, evet, bir aşktır yazmak, dalındaki gelincik gibidir, üzerine damlayan çiğ taneleriyle hayata merhaba deyiştir.

Devamını oku...
 
İçsel-tinsel-düşünsel devrim
Yazar Mustafa Ulusoy   
Salı, 19 Ağustos 2008

Darboğaz, 19 Ağustos 08, 10.06

Sıcak mı bizi
Biz mi sıcağı bunaltıyoruz
Bir “bunalım”dır gidiyor
Bir “göktaşı”nın dünyaya çarpma olasılığı varmış
Çarparsa İngiltere büyüklüğünde bir ülke yok olabilirmiş
Belki de o “taş” dev teleskopların görüş alanına da girmiştir
Yoksa nereden uydurulacaktı…
“boğucu bir ortam”
Hangi açıdan bakarsan bak
Gittikçe daralıyormuş yollar duyumsaması içindeyiz
Ve nefes nefeseyiz
Bu bir kesin sonlanışın canlı öyküsü
İnsanlığın bilinen-bilinmeyen evriminin                                                           

Devamını oku...
 
Kim Lanetlendi?(!)
Yazar Emete GÖZÜGÜZELLİ CİVAN/Kuzey Kıbrıs   
Salı, 19 Ağustos 2008

(I)- Lanetlenmek kelimesini daha çok biz Türkler filimlerde duyarız. Zira kendi lügatımızda bu konuda yorum getirmek veya birini normal hayatımızda veya siyasetimizde lanetlemek hiç yoktur. Ancak Rumlar kendi içlerindeki kinlerini dışa dökmek için devamla bu kelimeyi kullanmayı pek severler. Özellikle de KKTC’yi ve buradaki Türk askeri varlığını lanetlediklerini ifade etmek çok hoşlarına gider. Bu beyanatlar ile duyguları okşanır. Halbuki Rumlar  kara sayfalar dolu tarihlerinde Kıbrıs Türklerine karşı işledikleri soykırımlar, kalleşlikler, hainliklerden ötürü zaten lanetlenmiştirler. Çünkü Kıbrıs’ın Yunan olmasını sağlayamammışlardır. Bugün halen çok şükür Kıbrıs Türktür Türk kalacak tezimizi yürütüyoruz. Kendi egemenliğimizi muhafaza edebiliyoruz. Aslında bizlerin Rumlar için söyleyecek o kadar çok sözümüz olmasına karşın bunu yapmayı pek tercih etmeyen iktidar güçlerimiz var.

Devamını oku...
 
Ortadoğu turunda... Ürdün durağı (2)
Yazar Birsen ALTINER   
Salı, 19 Ağustos 2008

Suriye’den Ürdün topraklarına geçince sihirli bir el tarafından coğrafyanın değiştirildiğini düşünüyorsunuz. Birden çöl iklimi başlıyor. Ürdün’e kıyasla oldukça yeşil olan Suriye’den ayrıldığınızı, ıssız bucaksız çöllerin ortasına düşünce iyice anlıyorsunuz.
Ürdün sınır kapısında sizi, Kral Abdullah’ın “Ürdün topraklarına hoş geldiniz” der gibi güldüğü portresi karşılıyor. Kralın fotoğrafları ülkenin her yerinde karşınıza çıkıyor. Suriye’de Hafız Esad ve oğlu Beşar Esad’ın fotoğrafları genellikle yan yanayken, burada sadece Kral Abdullah’ın fotoğrafları göze çarpıyor. Abdullah’ın babası Kral Hüseyin’in fotoğrafları neredeyse yok gibi.

Devamını oku...
 
1.DÖNEM 5.BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ
Yazar www.egitimis.org.tr   
Salı, 19 Ağustos 2008

Ülkemiz, Cumhuriyet tarihinde eşine ve benzerine pek rastlanmayan zor bir dönemden geçmektedir. Cumhuriyetimizin ve ülkemizin tapu senedi olan Lozan Antlaşması’nı içlerine sindiremeyen ABD ve AB emperyalistleri ile yerli işbirlikçileri; bir taraftan BOP çerçevesinde ülkemizi etnik temelde ayrıştırmaya çalışmakta,diğer taraftan laik-demokratik cumhuriyetimizi ılımlı İslam cumhuriyetine çevirmeye kalkışmaktadır.     
Son süreçte sözde demokratikleşme adı altında gerici anayasa taslaklarıyla Cumhuriyet hukuku tartışmaya açılıp yok edilmek istenmektedir. “Cumhuriyetin yargısı ve hukuku tarafsız olmalıdır.” Yaygarası yapılarak yargı organlarımız yıpratılmak istenmektedir. Halbuki yargı ve hukuk tarafsız değil, Cumhuriyet Devrimi’nden yana taraf olmak zorundadır. EĞİTİM-İŞ, Türk ulusundan, eğitim ve bilim işgörenlerinden aldığı güçle Cumhuriyet Devrimi’nin hukukundan yana taraftır.

Devamını oku...
 
2. GENEL KURULDAN BEKLENTİLER
Yazar Veli DEMİR/Eğitim-İş Konya Şube Başkanı   
Salı, 19 Ağustos 2008

Sendikamız Eğitim-İş

1950'li yıllarda başlayan karşı devrim süreci ile Türkiye Cumhuriyeti, zaman zaman iktidara gelen gerici hükümetlerin uygulamaları ve son altı yıldır daha da derinleşen bir biçimde, Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana kazanılmış olan değerlerini bir bir kaybetmeye başlamıştır. ABD ve AB emperyalizminin ve uluslar arası sermayenin bağımsızlığımızı örseleyen, "Ilımlı İslam" iktidarıyla her geçen gün gericileşen,  PKK terörüyle de bölünmez bütünlüğü tehdit altında olan bir süreci tüm çıplaklığıyla yaşamaktadır.

Devamını oku...
 
YAŞAMIN ÖRGÜSÜNDE DÖNGÜ
Yazar Güler BAYDAR/Mustafa Ulusoy   
Pazar, 17 Ağustos 2008

Darboğaz, 17 Ağustos 08, 13.00-15.00

Günler önceydi. Güneş tutulmasında Darboğaz’da boğazın bir yamacında “Tırnakçı”da, tutulanın güneş değil insanlığın dili olduğu vurgulanmıştı. Binlerce yıldır yaşanıla gelen savaş, acı, baskı, şiddet, açlık, sayrılık gittikçe daha yaygınlaşıp yoğunlaşıyordu. Yazıyı yazan, tüm insanlığın dilinin tutulması ve ayılmasını diliyordu.
Aradan birkaç gün geçtikten sonra bu kez, sevgi dağının yamacında,  “Barış Ağacı”nın altında yoğun şimşek ve gökgürlemeleri eşliğinde tüm dünyaya “BARIŞ ÇAĞRISI” yapılmıştı. Birkaç çocuk, genç ve yetişkin olarak. Duyulur muydu, duyulmaz mıydı, aslolan çağrının içten özden gelerek yapılmış olmasıydı
Gün geldi 16.08.1999’a… Mersin-Silifke cennet-cehennem vadisindeyiz üç beş akraba. Dilek ağacının yanında oturmuşum kızım Ezgi’yle. Dilek tutuyorum, dileksiz, hiçbir şey bağlamadan Dilek ağacına.
İnsanlığın dili tutulsun ve ayılsın binlerce yıldır yattığı uykudan uyansın diye…
Ve dönüyoruz dağlara, Bolkarlara doğru. Darboğaz’dayız, “Karacakaya” mevkiinde. Gece saat 03.02… Az sonra fırıncı Ankara’da deprem olduğunu söylüyor…

                                                           

Devamını oku...
 
Martılar
Yazar Özgür Karakaya/Bursa   
Pazar, 17 Ağustos 2008

Çömeldiğim avlularda düşler sarardı;
o muhteşem dostluklardan şimdi kim kaldı?
Hançerlendim akşamların alacasında.
Ne yaşadım ne öldüm, ömrüm talandı!

Oysa dünya ne geniş, koğuşum dardı.
Bıraksalar martılarla randevum vardı...

Yılmaz Odabaşı

Martıların kanatlarına baktığımda bir kayıkla açılıp güneşe doğru yol almak istedim.
Asaleti uçuşlarında barındıran özgürlüğün, başkaldırının ve yaşama sevincinin adı, mavilikleri, derinlikleri getirip dünyaya renk verenlerdir.

Devamını oku...
 
GÜNÜN SÖZÜ
Yazar *   
Salı, 19 Ağustos 2008

 

19.08.08

Başka ülkeleri ne kadar çok görürsem,
kendi ülkemi o kadar çok severim.

Mme.De Stael

Devamını okumak için kaydolun...
 
Günün Fotoğrafı 08
Yazar *   
Pazar, 17 Ağustos 2008

Fotoğraf: Mustafa Ulusoy
17.08.08 / Darboğaz

günbatımında
doğan gün...

Devamını okumak için kaydolun...
 
Şiirsel Günce
Yazar Bircan ÜNVER   
Salı, 31 Ocak 2006

Bulutların arasında
Işıklı yollardan geçtik...*


Yoğun Sisler içinde başladık yolculuğa
Bulutların arasında
Işıklı yollardan geçtik...

Sızan ışık yığınları
Sislerin arasından
Gökkubbesi görünen gökdelenlerin...
Sanki ACC’nin gelecekteki
Dünyasının içinden geçmekteyiz...

Devamını oku...
 

ODAK:SEVGİ
Nedir?
Tarihçesi
Yayın Anlayışı
Kuvayi Milliye
Kuvayi Milliye ve ATATÜRK
70.jpg
Üye Menüsü





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Üyeler: 366
Haberler: 3455
Web Bağlantıları: 35
Ziyaretçiler: 1938612
Eğitim dünyasının
gerçek bir devrimden
geçmesi gerekiyor.
Çocukları
canından bezdiren,
yaratıcılıklarını yok eden,
onları hırslı birer
egoist haline getiren ve
sadece hafızalarına yüklenen
bu sistem değişmedikçe
bu dünyada
kimseye huzur yok.

Kiraz Kurdaş
Anket
Günümüz eğitim sisteminden memnun musunuz?
 
arka1.jpg
Bolkar Dağı Sevdası
Cumhuriyet için elele!
arka1.jpg
arka1.jpg
arka1.jpg
Işıkbinyılı Web Sitesi
 
     
Google
   

Her hakkı saklıdır © 2003-2007 Odak:Sevgi
Sayfamızı en iyi 1024 x 768 çözünürlükte görüntüleyebilirsiniz.